Ferhat Çelik

Bir Ofişil Websitesi

mmmh..

Hissedemeyince yazamamanın acısı..

Başlamak bitirmekten daha kolay. Bu yüzden başlamaya korkuyorum, bu yüzden başlayamıyorum.

Konu yok, içerik yok. Şu an bu satırları yazdığım için vicdan azabı çekiyorum. Neden?

Çünkü gidip 3 tane daha parabol sorusu çözebilirdim.
Parabolden tamamlamam gereken alt başlıklar var.
Buwf.vicdan azabı.

Yazılarını okumaktan büyük keyif aldığım yazarlar var. Ama hep onların yazarken ne hissettiğini anlamak istemişimdir. Bu yüzden olsa gerek önce hayatlarını okuyorum, biyografilerini.

Örneğin, “Ben hayatın bi gerçeğini yakalamıştım orda, lakin küçük gelmiştim…”.

benim anladığım şeyi kastetmediğine eminim.. imgeleri çok seviyorum, bazen sevmiyorum.
Büyük bir risk alıyorum.

Üç senede hayatımın ne kadar değiştiğini farkettim. Çocuktum, büyüdüm. Hayır. Hala çocuğum aslında.

Kimler demiştir bunu hayatları boyunca bilmiyorum.
Ama ben orta birden beri, “şu an olabilecek en olgun yaşımdayım. Daha fazla büyüyemem, daha mantıklı düşünemem” diyorum. Şimdi de gülüyorum. Ve bunu tekrar ne zaman diyeceğimi bilmiyorum.

Uzun cümleler kurmaktan keyif alıyorum. Ama okurken zorlandığım ve anlamakta güçlük çektiğim yazılar okuduğum için kısa cümleler kurmaya özen gösteriyorum.

Al işte.

Bazen canım o kadar çok yazmak istiyor ki. Ama nalet* bir neden yüzünden yazmaktan soğuduğumu farkediyorum. Soğumak değil de. İtiyor işte beni kağıt kalem.

Sınava hazırlanan gençler. Sanırım hepimizin yazmaktan çok yapmamız gereken daha önemli şeyler var.

Ama kimse düşünmüyor bizi. Sen mesela. Sana soru soran arkadaşının sorusunu çözüyorsun. Ama o senin rakibin.

Belki o soru sınavda çıkacak.

Nedense hazırlandığımız sınavın adını yazamıyorum. Elim gitmiyor. Üç harfli gibi oldu benim için. Söylenince uğursuzluk getirecek.

Kondansatörlerin Ceş’ini biliyorum ama daha önce hiç kondansatör görmedim.

Sürtünmesiz düzlemdeki hemen hemen tüm soruları çözebiliyorum. Ama pürüzsüz yüzey yokmuş yaşadığımız hayatta, pürüzsüz yüzeye yakın yüzeyler varmış.

Fizik hayatmış aslında (!)

Monera alemine yeni katılan zarsız bakterilerden de sorumluyuz bu sene. Özelliklerini biliyorum lakin adlarını hatırlamıyorum.

“V” harfi fizikte bir çok anlama geliyor. Ezberledim diyelim. Ama matematikteki “V”ler de işe girince işler karışıyor.

Bileşik oluşturabiliyorum. Ama daha önce kimse beni laboratuvara alıp da bir bileşik yaptırmadı.

Çift köklü ifadelerin içinde asla negatif sayılar yer almazmış. Ortaokulda böyle öğrendim. Ama liseye geçince değişti.

Dünya yuvarlakmış, topmuş, aklında kalsınmış. Dünya düzmüş, tepsiymiş, aklında kalsınmış.

Nitritmiş, nitratmış, nitrifikasyonmuş, denitrifikasyonmuş.

Trigonometriymiş, diskriminantmış, türevmiş, integralmiş, telafuzu zormuş.

Ha bir de limitmiş. Sayıya ulaşmıyormuş, ama ulaştığını farzediyormuşuz. Nasıl yaklaştığını inceliyormuşuz.
Sağ sol kanatlara ayırıyormuşuz.

Atomu parçalamışlar, bana hala değerlik elektron sayısını hesaplatıyorlarmış (!)
Kimyasal denge, moment (denge) dengemi bozmuş(muş).

Kaldırma kuvveti beni masa başından kaldıramaz olmuş.

Elmayla armutu toplamazmışız, şimdi x ile y’yi toplar olmuşuz.

Eh.. napalım..
-miş gibi yapar olmuşuz..

Tuğçe Uzel

henuz yorum yapilmamis. ilk yorumu siz yapin

Leave a reply

XHTML: kullanabileceginiz tagler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


yuzune soylemek istedigim cok sey vardi. her yanina geldigimde gelme nedenim hep bunlari soyleyebilmekti. yapamadim, cesaret edemedim. yillardan beri suregelen lanet aliskanligim alkol sayesinde hissettiklerimi anladin belki de.. ama benim istedigim bu degildi. karsina gececek ve hic duraksamadan, hic dusunmeden soyleyecektim icimden gelenleri. bugune daha yeni donmus olan beni burada tutabilmek icin; bugune kadar gecmiste yasayan seni bugune dondurebilmek icin.. yasadiklarini biliyorum, acilarini biliyorum.. senin hakkinda senin bildigimi sandigindan çok sey biliyorum. buna ragmen seni seviyorum ve tek istedigim sadece seni mutlu edebilmek. gecmiste yasadigimiz acilari unutturabilmek.. bunlari buraya yazarak bi aptallik yapiyorum. buyuk bir ihtimalle hic gozune carpmayacak bu bosluk.. ama bi umut var icimde. ya okursan? anlayabiliyor musun beni?